Daha şimdiden oluşturmaya başladım seni kafamda.Ama ayrı ayrı zamanlarda olunca tam bağdaştıramadım.O yüzden nasıl bir şeye benzeyeceğini buraya yazıyım dedim..Hem ilerde unuttuğum şeyler olursa hatırlaması daha kolay olur.
Bir kere genel yapından bir bahsedelim.Çok geniş bir alan kaplamayan ama 2 katlı bahçeli bir ev istiyorum..Bahçesi büyük olsun ama bir kısmında istediğim meyveyi sebzeyi yetiştireyim bir kısmına da yemek masası salıncak filan kuralım..Ufak tefek biblolar olsun hatta..Şirinlerden filan..Tabi bir de köpeğimiz için çok hoş bir kulübe yapalım tahtalardan sonra da beyaza boyayalım onu..İsmini yazalım üstüne de elips şeklinde bir plakanın üzerine..Havuzu da olabilir küçük çapta..Çok büyük olmasın ama serinleyelim yeter..Gözümüz biraz da mavilik görsün diye..Gerçi bahsettiğimiz ev deniz kıyısında bir yerde olursa havuza gerek yok ama ormanlık bir alandaysa olabilir..Neyse..
Dışı toz pembe olsun,kapısı pencereleri filan da beyaz olsun..Giriş kapısına giden bir yol olsun bide yanlarında çiçekler olan..İçeri girdiğimizde ferah bir oturma odası olsun sol tarafta..Duvarlarında beyaz üstüne çiçek desenli bir duvar kağıdı olsun..Canlı renklerde koltuklar olsun..Pencerenin sağına ve soluna da birer tane tekli koltuk şart..Sağ tarafta da yemek masası olsun koyu renk bir ahşaptan..Tabi her tarafta mavi pembe yeşil çerçevelerin içinde bulunan mutlu aile pozlarını da unutmamak gerek..
Mutfakta alt katta olsun..Hatta mutfak kapısı arka bahçeye açılsın..O yemek masası koyduğumuz yer vardı ya bahçede..Heh işte oraya açılsın ki yazları yemeklerimizi rahat rahat bahçede yiyebilelim..Mutfağımız da rengarenk olsun..Mavili yeşilli tabaklarımız,bardaklarımız,fincanlarımız olsun..Sıcacık olsun..
Üst kata çıkalım şimdi de..Ama unutmadan merdivenlerimiz kaydıraklı merdiven olacak..Yemek masamızla aynı renkte merdivenler..Aşağı inerken kaydıraktan inicez mesela..Öyle olacak..Üst katta da üç tane yatak odası..Hepsinin perdeleri çiçekli desenli olacak..Bizim odamızda pencerenin önündeki duvarda olacak yatağımız..Boydan boya yatak olacak orası..Ama balkonumuzda olsun yatak odasında beyaz parmaklıklı..Çocuk odalarımız da bizimkilerin zevkine göre döşenir artık..Ama onlar doğmadan önce çalışma odası olarak kullanırız biz orayı..Güzel olur mavi yaparız duvarları da..Huzur verir mavi..
Kitaplığımız da üst katta olacak..Bir duvarı komple kitaplık yapıcaz..
Merdivenin altında kalan boşluğu da kiler olarak kullanırız boşa gitmesin..Hem o merdivenin yan kısımlarına da raflar yerleştirip biblolar çerçeveler kitaplar koyabiliriz..
Böyle olacaksın işte genel olarak :)
Ben çok sevdim seni :)
Kendimce bir şeyler karalayıp durucam işte.İster buyurun okuyun,isterseniz es geçin.karar sizin.saygılar,sevgiler..
21 Nisan 2012 Cumartesi
20 Nisan 2012 Cuma
Ağır özlem yaşıyorum
Özlemi çok ağır yaşıyorum bu aralar..Öyle ki,böyle sanki karnımı içeriden nefes alamayacağım kadar sıkıyorlarmış gibi..Nefessiz kalıyorum..Çözümü biliyorum..Çözüm onun yanı ama olmuyor o an sesini duyuyorum rahatlıyorum ama yine de geçmiyor..Ağlıyorum geçmiyor ,uyuyorum geçmiyor..
Yollarda ellerim cebimde tek başıma yürümek,otobüste başımı onun omzu yerine cama yaslamak zorunda kalmak..Kimsesizmişim gibi hissediyorum kendimi..Daha bir gün önce birlikte oturduğumuz otobüs koltuğunda tek başıma oturmak..Yürüdüğümüz sokaklarda tek başıma yürümek..Katlanamadığım şeyler bunlar sanırım..
Katlanamadığım şey 'o'nsuzluk..Onsuz bir şehirde nefes almak zorunda olmak..
Yollarda ellerim cebimde tek başıma yürümek,otobüste başımı onun omzu yerine cama yaslamak zorunda kalmak..Kimsesizmişim gibi hissediyorum kendimi..Daha bir gün önce birlikte oturduğumuz otobüs koltuğunda tek başıma oturmak..Yürüdüğümüz sokaklarda tek başıma yürümek..Katlanamadığım şeyler bunlar sanırım..
Katlanamadığım şey 'o'nsuzluk..Onsuz bir şehirde nefes almak zorunda olmak..
17 Mart 2012 Cumartesi
Bizim hikayemiz.
Bu hikayenin iki baş kahramanı vardı..Birbirlerinin olmaya söz veren , hep birlikte olacaklarına söz veren iki kişi..Şans eseri tanışmışlardı..Kaderdi bu, başka bir açıklaması yoktu ki..Kadının aşık olduğu şehirde tanışmışlardı..Ama adam da çok seviyordu o şehri sonra öğrenmişti kadın..Birlikte başka bir şehirde dolaştıklarında söylemişti adam o şehri ne kadar sevdiğini..''Benim de en sevdiğim şehir o şehir , aşık olduğum şehir..Aşığı olduğum şehirde aşık oldum sana..'' diye geçirdi içinden kadın..Yanında olmasına inanamayarak yeniden..Onu ilk göründüğü an bile onunla olmayı o kadar çok istemişti ki..Bir yabancının , başka bir yabancıya karşı hissedeceği şeyler değildi bunlar..Ama onlar yabancı değillerdi ki zaten..Uzun yıllardır tanışıyorlardı..Hatta sanki hep birliktelerdi..Evet çok istemişti o adamla olmayı..Ama olmayacağına o kadar çok inandırmıştı ki kendini..Saçmalama demişti kendi kendine..Gideceksin 2 hafta sonra , daha tanımıyorsun bile onu..Hiç konuşmadınız bile..Uzak şehirlerde..Nasıl güvenirsin ki olsa bile?..Yılda üç kere görerek nasıl yürütürsünüz bu ilişkiyi?..Haklıydı aslında hiç inanmamıştı onunla olabileceğine..Hiç bu kadar şanslı olacağını düşünmemişti..Belki de bu yüzden birlikte olmuşlardı..Hani derler ya..'En güzel şeyler hiç beklemediğiniz anlarda gerçekleşir' diye..Öyle olmuştu gerçekten..O kadar saf şeyler hissetmişti ki kadın..İlk dokunuşunu ellerinin birbirine ,heyecanla anlatmıştı arkadaşlarına..Aylar sonra birlikteyken konuştuklarında adam da anlatmıştı kadına ellerinin birbirine değdiği ilk anı..Nasıl hatırlayabildiğine şaşırdı kadın..Hiç düşünmemişti hatırlayabileceğini..Çok mutlu olmuştu ama o anları konuşurken..Saçını bir kere maşa yapmıştı mesela kadın..Adam o gün kadının üzerinde ne olduğunu bir nefeste söylediğinde de çok şaşırmıştı kadın..Nasıl biliyor ki demişti kendi kendine..Sanki bilemezmiş gibi..
Birbirlerini ilk gördükleri günü konuşmaktan da her zaman çok büyük keyif alıyordu kadın..İlk gördüğünde kadını neler hissetmişti adam..Konuşmadıkları zamanlarda..O gün arkadaşlarıyla aralarında konuşurlarken neden bahsediyorlardı aslında?..Soramamıştı o zaman..Birlikteyken bunları konuşmak çok mutlu ediyordu kadını..O ilk bakışmalar,adamın ismini öğrendiği an..Aslında hiç böyle biri değildi..Cafe de gördüğü bir adama aşık olacak,onunla konuşacak biri değildi..Ama o adam çok farklıydı hissetmişti sanki kadın..Neden tüm cafenin içinde ilk onu görmüştü ki?..Neden onun gözlerine takılmıştı gözleri..Sadece ilk gördüğü an bakabilmişti adamın gözlerine..Sonraları bakamadı hiç..Utandı hep çekindi..Çünkü baktığında adamın gülümsemesini görüyordu..Korkuyordu kapılıp gitmekten o gözlere..Çok etkilemişti çünkü adamın gözleri kadını..Adamın gözlerinin yeşilinde kaybolmaktan korkuyordu..Çünkü bir kere takılı kalsa ayrılamayacaktı o gözlerden,biliyordu sanki..Adam kadına bakmadığı zamanlarda bakıyordu kadın,adama..Bakmak değildi sadece aslında izliyordu kadın adamı..Bir daha göremeyeceğini düşünüyordu çünkü..Son kez bakıyım diyordu..Bir daha nerede göreceğim ki..O kadar inanmamıştı kadın adamla olabileceğine..Kabullenmişti daha doğrusu..Kabullenmek zorundaydı çünkü..Olamazlardı ki birlikte..Hangi adam tanımadığı bir kadınla 3-4 ayda bir görüşecek olduklarını bile bile bir ilişkiye başlardı ki..
Zaten ilk tanıştıklarında adam,kadının 10 gün sonra gideceğini öğrendiğinde..Çok geç tanışmışız demişti kadına çaresizce..Sessiz kalmıştı kadın gene..Hep sessiz kalıyordu adamın yanında ilk tanıştıklarında..Bir keresinde sormuştu hatta adam neden konuşmuyorsun diye..Cevap verememişti kadın..Ama senin yanında dilim tutuluyor,normalde çok konuşurdum da seninleyken seni dinlemek bana yetiyor konuşmayı unutuyorum diyemezdi ki zaten..Nasıl desin..Yemek bile yiyemiyordu kadın, adamın yanında..Sadece nefes alıyor,duyuyor,hissediyordu..Bir insan bir insanı nasıl böyle etkileyebilirdi ki?.İnanamıyordu kadın, adamın yanında hissettiklerine..Hissetmiyor gibiydi ama çok yoğun şeyler hissediyordu aslında kadın..Sadece anlamlandıramıyordu içindeki hisleri..Böyle şey gibi bir şey diyordu her seferinde ama o 'şey'in ne olduğunu söyleyemiyordu ilk zamanlar..Daha sonra anladı..Aslında 'şey' kelimesiyle aynıydı harf sayısı o kelimenin de..Aşk'tı..Kadının daha önceleri bulamadığı belki de bulup söylemeye cesaret edemediği şey..Ama sonraları anladı ki kadın..Eğer aşkı yaşamak,doyasıya yaşamak istiyorsa kendini aşka bırakması gerekiyormuş..İyi yada kötü..Bıraktı da kadın..Adamla olduğu günden sonra ne hissediyorsa onu yaşadı kadın engellemedi kendini,tutmadı..
Adam hayalleriydi kadının..Sadece hayallerinde birlikte olabileceğini sanmıştı adamla..Hiç tahmin etmezdi hayallerindeki adamla bir gün hayaller kuracağını ama oldu..Birbirlerinin hayalleri oldular..Aralarında kilometreler de olsa birbirlerini sevmekten hiç vazgeçmediler..Çünkü gerçek sevginin,aşkın her an görüp,dokunmadan sadece hissederek de yaşanacağını anlamıştı kadınla adam,birbirlerini tanıdıktan sonra.. Ne kadar uzakta olursa olsun benimle olsun diyebilmekti aslında gerçek aşk..Bu iki kahramanda uzaklıkları bile bile birlikte oldular ve birbirlerinin olmaktan asla vazgeçmediler..Her gece farklı şehirlerde,farklı yataklar da,her an birlikte olacakları günlerin hayallerini kurarak uykuya daldılar....
Birbirlerini ilk gördükleri günü konuşmaktan da her zaman çok büyük keyif alıyordu kadın..İlk gördüğünde kadını neler hissetmişti adam..Konuşmadıkları zamanlarda..O gün arkadaşlarıyla aralarında konuşurlarken neden bahsediyorlardı aslında?..Soramamıştı o zaman..Birlikteyken bunları konuşmak çok mutlu ediyordu kadını..O ilk bakışmalar,adamın ismini öğrendiği an..Aslında hiç böyle biri değildi..Cafe de gördüğü bir adama aşık olacak,onunla konuşacak biri değildi..Ama o adam çok farklıydı hissetmişti sanki kadın..Neden tüm cafenin içinde ilk onu görmüştü ki?..Neden onun gözlerine takılmıştı gözleri..Sadece ilk gördüğü an bakabilmişti adamın gözlerine..Sonraları bakamadı hiç..Utandı hep çekindi..Çünkü baktığında adamın gülümsemesini görüyordu..Korkuyordu kapılıp gitmekten o gözlere..Çok etkilemişti çünkü adamın gözleri kadını..Adamın gözlerinin yeşilinde kaybolmaktan korkuyordu..Çünkü bir kere takılı kalsa ayrılamayacaktı o gözlerden,biliyordu sanki..Adam kadına bakmadığı zamanlarda bakıyordu kadın,adama..Bakmak değildi sadece aslında izliyordu kadın adamı..Bir daha göremeyeceğini düşünüyordu çünkü..Son kez bakıyım diyordu..Bir daha nerede göreceğim ki..O kadar inanmamıştı kadın adamla olabileceğine..Kabullenmişti daha doğrusu..Kabullenmek zorundaydı çünkü..Olamazlardı ki birlikte..Hangi adam tanımadığı bir kadınla 3-4 ayda bir görüşecek olduklarını bile bile bir ilişkiye başlardı ki..
Zaten ilk tanıştıklarında adam,kadının 10 gün sonra gideceğini öğrendiğinde..Çok geç tanışmışız demişti kadına çaresizce..Sessiz kalmıştı kadın gene..Hep sessiz kalıyordu adamın yanında ilk tanıştıklarında..Bir keresinde sormuştu hatta adam neden konuşmuyorsun diye..Cevap verememişti kadın..Ama senin yanında dilim tutuluyor,normalde çok konuşurdum da seninleyken seni dinlemek bana yetiyor konuşmayı unutuyorum diyemezdi ki zaten..Nasıl desin..Yemek bile yiyemiyordu kadın, adamın yanında..Sadece nefes alıyor,duyuyor,hissediyordu..Bir insan bir insanı nasıl böyle etkileyebilirdi ki?.İnanamıyordu kadın, adamın yanında hissettiklerine..Hissetmiyor gibiydi ama çok yoğun şeyler hissediyordu aslında kadın..Sadece anlamlandıramıyordu içindeki hisleri..Böyle şey gibi bir şey diyordu her seferinde ama o 'şey'in ne olduğunu söyleyemiyordu ilk zamanlar..Daha sonra anladı..Aslında 'şey' kelimesiyle aynıydı harf sayısı o kelimenin de..Aşk'tı..Kadının daha önceleri bulamadığı belki de bulup söylemeye cesaret edemediği şey..Ama sonraları anladı ki kadın..Eğer aşkı yaşamak,doyasıya yaşamak istiyorsa kendini aşka bırakması gerekiyormuş..İyi yada kötü..Bıraktı da kadın..Adamla olduğu günden sonra ne hissediyorsa onu yaşadı kadın engellemedi kendini,tutmadı..
Adam hayalleriydi kadının..Sadece hayallerinde birlikte olabileceğini sanmıştı adamla..Hiç tahmin etmezdi hayallerindeki adamla bir gün hayaller kuracağını ama oldu..Birbirlerinin hayalleri oldular..Aralarında kilometreler de olsa birbirlerini sevmekten hiç vazgeçmediler..Çünkü gerçek sevginin,aşkın her an görüp,dokunmadan sadece hissederek de yaşanacağını anlamıştı kadınla adam,birbirlerini tanıdıktan sonra.. Ne kadar uzakta olursa olsun benimle olsun diyebilmekti aslında gerçek aşk..Bu iki kahramanda uzaklıkları bile bile birlikte oldular ve birbirlerinin olmaktan asla vazgeçmediler..Her gece farklı şehirlerde,farklı yataklar da,her an birlikte olacakları günlerin hayallerini kurarak uykuya daldılar....
Aşık olmak.
Sevgili gerekli değildir bir hayatın devamlılığı için..Bir şeylerden tat alabilmek, mutlu olabilmek için..Ama aşk..Aşk öyle değil işte..İnsanlar aşk olmadan da mutlu olduklarını iddia ediyorlar evet ama aşkı tatmadıklarından, bilmediklerinden kaynaklanıyor bu durum..Evet aşık olmayıp mutlu olanlar da var ama bir kere aşkı tadıp, o aşkı kaybettikten sonra eskisi kadar mutlu olan yok..Çünkü aşık oldukları zaman ki mutluluğu, huzuru bir daha yaşayamayacaklarını biliyorlar..Diğer insanlar kadar mutlular aslında ama aşkı yaşadıkları için gerçek bir mutluluk olduğuna inanmıyorlar aşklarını kaybettikten sonraki mutluluğun..
Aşk mükemmel bir duygu aslında ama bitmediği zamanlarda..Biteceğini düşünmek bile o yanınızdayken huzursuz edebiliyor sizi..Çok mutlusunuz aslında ama bir film izliyorsunuz..O birbirini çok seven aşıklar kavuşamamışlar ama filmde..Düşünmeye başlıyorsunuz bir anda ya bizde ölene dek birlikte olamazsak diye..O kurduğumuz hayaller yıkılırsa ben o hayalleri başka bir adamla daha kuramam ki diyorsunuz kendi kendinize..Ağlamaya başlıyorsunuz sonra birden..Tutamıyorsunuz kendinizi..Biliyorsunuz saçmalık bunlar ama engel olamıyorsunuz işte..Şükrediyorsunuz onunla olduğunuz için..Ayrılmamak için dualar etmeye başlıyorsunuz sonra..
Aşk bunu yaşatıyor insanlara..Yanı başınızdayken bile kaybetme korkusunu yaşıyorsunuz..Bir başkası söylese gülersiniz saçmaladığını düşünürsünüz ama kendinize gelince kalıyorsunuz öyle hiç bir şey yapamadan..
Sevgiliden sonraki hayat çok güzel ama gerçekten..Onunla kurulan hayaller çok güzel..bir mesajıyla yüzünüzü saçma sapan güldürmesi..Sizi düşünmesi yabancı bir insanın..Daha önce hiç tanımadığınız bir insanın sizi sizden çok düşünmesi..İmkansız gibi gelen ama mutluluk verici bir olay..Aşkı güzel kılan da bu sanırım..Annemizin yada babamızın bizi düşünmesine zaten alışmışız yıllardır ama bambaşka bir insandan gelince bu ilgi mutlu olmamak elde mi?.
Aşk yapmam dediği şeyleri yaptırır insana? Ben kimseye hesap vermem, o neymiş öyle diye konuşanların aşık olduktan sonraki halleri şaşırtıcıdır gerçekten..Bir insan hiç birine hesap verdiği için mutlu olabilir mi? İnsanların en çok düşkün oldukları şey değil midir özgürlük? Başka bir insanla bunu paylaşmak neden mutluluk versin ki? Ama veriyor işte..Yaşanılan anın onunla birlikte yaşanması..O yanında olmasa bile,nedensiz bir mutluluk veriyor insana..Çünkü bu bir hesap verme değil..Bunu aşık olmayan insanlar anlayamıyor aslında en önemli sorun bu..Kimse seni zorlamıyor bunları söylemen için..Ama senin hoşuna gidiyor yaptıklarını anlatmak,yaşadıklarını paylaşmak o insanla..Çünkü her anı da ayrı bir hayal var aslında..'Kesin birlikte de yapmalıyız bunu bak..' diye başlayan cümleler var..Hayal kurmanın güzelliği tarif edilebilir mi ki? İnsanlara tek başlarına bile hayal kurup mutlu olan varlıklar değiller mi? Bunu bir başkasıyla birlikte yapmanın hazzı da tarif edilemez tabi ki..Ama doğru kişiyle hayal kurmak gerek..Öyle önünüze gelen herkesle hayaller kurmayın mesela..Eğer çekip giderse ikinizin hayalleriyle,kendiniz baş başa kalırsınız..Kaldıramazsınız bu hayallerin yükünü ,sorumluluğunu..Sonra da başlasın zamanında çok büyük mutluluk veren hayallerin verdiği acı..Ve bu acıları tek başına yaşayacak olmak..2 kişinin kurduğu hayallerin acısını tek bir kişi taşıyabilir mi ki hiç? Bu çok büyük bir eziyet değil mi? Nasıl yaşatabilir bir insan zamanında aşık olduğu kişiye bu acıyı..Eğer gidecekse bir insan ilişkisini bitirip, hayallerini de almalı giderken..Her şeyini alıp gitmeli hatta..Verdiği mutluluğu,huzuru,değeri de alıp gitmeli..Bırakmamalı karşısındakine acı verecek hiç bir şey..
İşte tam olarak ta bu yüzden hayal kuracağınız insanları iyi seçmeniz gerekiyor..Hatta bırakın hayal kurmayı birlikte olacağınız insanı bile öylesine seçmeyin..Bu hayatınıza girecek diğer insanlara hakaret olur aslında..Çünkü aynı hayali kaç kişiyle kurabilirsiniz ki? Bir ömür boyu aynı evde yaşama hayalini kaç kişiyle kurabilirsiniz ki.? Yada ne kadar gerçekçi olur bu hayaller bir süre sonra..Orası da size kalmış..
Bir aşk yaşamak , gerçekten bir aşk yaşamak zordur aslında..Ama herkes aşık oluyor lafta..Herkes mutlu herkes aşık filan..Ne yaşarsanız yaşayın gerçekten inanmadan yaşamayın hiç bir şeyi , herkesle her şeyi yaşamayın mesela..Ama aşıksanız da aşkınızın peşinden gidin..Kısaca aşıksanız her şey mübah ama aşık değilseniz..Yaptıklarınızın sorumluluğunu üstlenmek zorundasınız..
Aşk mükemmel bir duygu aslında ama bitmediği zamanlarda..Biteceğini düşünmek bile o yanınızdayken huzursuz edebiliyor sizi..Çok mutlusunuz aslında ama bir film izliyorsunuz..O birbirini çok seven aşıklar kavuşamamışlar ama filmde..Düşünmeye başlıyorsunuz bir anda ya bizde ölene dek birlikte olamazsak diye..O kurduğumuz hayaller yıkılırsa ben o hayalleri başka bir adamla daha kuramam ki diyorsunuz kendi kendinize..Ağlamaya başlıyorsunuz sonra birden..Tutamıyorsunuz kendinizi..Biliyorsunuz saçmalık bunlar ama engel olamıyorsunuz işte..Şükrediyorsunuz onunla olduğunuz için..Ayrılmamak için dualar etmeye başlıyorsunuz sonra..
Aşk bunu yaşatıyor insanlara..Yanı başınızdayken bile kaybetme korkusunu yaşıyorsunuz..Bir başkası söylese gülersiniz saçmaladığını düşünürsünüz ama kendinize gelince kalıyorsunuz öyle hiç bir şey yapamadan..
Sevgiliden sonraki hayat çok güzel ama gerçekten..Onunla kurulan hayaller çok güzel..bir mesajıyla yüzünüzü saçma sapan güldürmesi..Sizi düşünmesi yabancı bir insanın..Daha önce hiç tanımadığınız bir insanın sizi sizden çok düşünmesi..İmkansız gibi gelen ama mutluluk verici bir olay..Aşkı güzel kılan da bu sanırım..Annemizin yada babamızın bizi düşünmesine zaten alışmışız yıllardır ama bambaşka bir insandan gelince bu ilgi mutlu olmamak elde mi?.
Aşk yapmam dediği şeyleri yaptırır insana? Ben kimseye hesap vermem, o neymiş öyle diye konuşanların aşık olduktan sonraki halleri şaşırtıcıdır gerçekten..Bir insan hiç birine hesap verdiği için mutlu olabilir mi? İnsanların en çok düşkün oldukları şey değil midir özgürlük? Başka bir insanla bunu paylaşmak neden mutluluk versin ki? Ama veriyor işte..Yaşanılan anın onunla birlikte yaşanması..O yanında olmasa bile,nedensiz bir mutluluk veriyor insana..Çünkü bu bir hesap verme değil..Bunu aşık olmayan insanlar anlayamıyor aslında en önemli sorun bu..Kimse seni zorlamıyor bunları söylemen için..Ama senin hoşuna gidiyor yaptıklarını anlatmak,yaşadıklarını paylaşmak o insanla..Çünkü her anı da ayrı bir hayal var aslında..'Kesin birlikte de yapmalıyız bunu bak..' diye başlayan cümleler var..Hayal kurmanın güzelliği tarif edilebilir mi ki? İnsanlara tek başlarına bile hayal kurup mutlu olan varlıklar değiller mi? Bunu bir başkasıyla birlikte yapmanın hazzı da tarif edilemez tabi ki..Ama doğru kişiyle hayal kurmak gerek..Öyle önünüze gelen herkesle hayaller kurmayın mesela..Eğer çekip giderse ikinizin hayalleriyle,kendiniz baş başa kalırsınız..Kaldıramazsınız bu hayallerin yükünü ,sorumluluğunu..Sonra da başlasın zamanında çok büyük mutluluk veren hayallerin verdiği acı..Ve bu acıları tek başına yaşayacak olmak..2 kişinin kurduğu hayallerin acısını tek bir kişi taşıyabilir mi ki hiç? Bu çok büyük bir eziyet değil mi? Nasıl yaşatabilir bir insan zamanında aşık olduğu kişiye bu acıyı..Eğer gidecekse bir insan ilişkisini bitirip, hayallerini de almalı giderken..Her şeyini alıp gitmeli hatta..Verdiği mutluluğu,huzuru,değeri de alıp gitmeli..Bırakmamalı karşısındakine acı verecek hiç bir şey..
İşte tam olarak ta bu yüzden hayal kuracağınız insanları iyi seçmeniz gerekiyor..Hatta bırakın hayal kurmayı birlikte olacağınız insanı bile öylesine seçmeyin..Bu hayatınıza girecek diğer insanlara hakaret olur aslında..Çünkü aynı hayali kaç kişiyle kurabilirsiniz ki? Bir ömür boyu aynı evde yaşama hayalini kaç kişiyle kurabilirsiniz ki.? Yada ne kadar gerçekçi olur bu hayaller bir süre sonra..Orası da size kalmış..
Bir aşk yaşamak , gerçekten bir aşk yaşamak zordur aslında..Ama herkes aşık oluyor lafta..Herkes mutlu herkes aşık filan..Ne yaşarsanız yaşayın gerçekten inanmadan yaşamayın hiç bir şeyi , herkesle her şeyi yaşamayın mesela..Ama aşıksanız da aşkınızın peşinden gidin..Kısaca aşıksanız her şey mübah ama aşık değilseniz..Yaptıklarınızın sorumluluğunu üstlenmek zorundasınız..
Yazıya ve sevgiliye duyulan özlem..
Ne kadar uzun zaman olmuş yazmayalı yeni farkediyorum..Yazacak çokta farklı bir şey olmadığından kaynaklanıyor sanırım bu durum..Ufak heyecanlar , üzüntüler dışında aynı hayatımda öyle her gün bir atraksiyon filan olmuyor..Aslında her gün kendi içinde güzel , heyecanlı , bambaşka ama genel olarak bakarsak bu sıralar da şu oldu bak diyeceğim bir şey yok..Düzenli bir hayatım var ama sıkıcı değil..Günlük heyecanlarım da oluyor çünkü ama bu yeni uğraşlar edinemeyeceğim anlamına gelmiyor..Yazmak mesela çok büyük bir zevk gerçekten..Paylaşmasam bile..Uzun uzun yazdıktan sonra silsem de rahatlıyorum mutlu oluyorum sonuçta..Yazıyorum çünkü..Başkalarına anlatamadıklarımı belki de..Ya da artık dinlemekten sıkıldıklarını düşündüğüm için anlatmak istemiyorum bilmiyorum..Çünkü içimde çok büyük bir özlem var..Sevgili özlemi..Bunu herkes biliyor zaten, sevgilimi özlediğimi herkes biliyor..Ama ben her an , her dakika özlüyorum..Onlara bunu her an söyleyemem ki..Aynı şeylermiş gibi gelecek hep..Sanki belli bir özleme düzeyi varmışta hep o seviye de özleyip duruyormuşum gibi..Bilmiyorlar ki özlemin beynimi uyuşturacak kadar içime işlediğini..Tuhaf geliyor insanlara onun adını duyduğumda dahi gözlerimin dolması..Abartı diyor belki bazı insanlar ama bu öyle bir şey değil bu aşk..Her an her saniye azalmadan yaşanan bir aşk hem de..Belki de bu zamanlarda çok görülmediği için de tuhaf karşılanıyor olabilir bilemiyorum ama zaten yapacağım bir şey de yok..Bu yazıyı bir sona bağlamak zorunda hissetmiyorum kendimi..Sadece yazı yazmayı ve sevgilimi çok özlediğimi daha çok farkettim bu yazıyla..Özlemi hissettim..
15 Ocak 2012 Pazar
Colbie Caillat-Bubbly
Will you count me in?
I've been awake for a while now
you've got me feelin like a child now
cause every time I see your bubbly face
I get the tinglies in a silly place
It starts in my toes
and I crinkle my nose
where ever it goes I always know
that you make me smile
please stay for a while now
just take your time
where ever you go
The rain is fallin on my window pane
but we are hidin in a safer place
under covers stayin dry *(safe) and warm
you give me feelins that I adore
It starts in my toes
make me crinkle my nose
where ever it goes
i always know
that you make me smile
please stay for a while now
just take your time
where ever you go
What am I gonna say
when you make me feel this way
I just........mmmmmm
It starts in my toes
make me crinkle my nose
where ever it goes
i always know
that you make me smile
please stay for a while now
just take your time
where ever you go
I've been asleep for a while now
You tucked me in just like a child now
Cause every time you hold me in your arms
I'm comfortable enough to feel your warmth
It starts in my soul
And I lose all control
When you kiss my nose
The feelin shows
Cause you make me smile
Baby just take your time now
Holdin me tight
Where ever, where ever, where ever you go
Where ever, where ever, where ever you go
Where ever you go, I'll always know
Cause you make me smile here, just for a while
13 Ocak 2012 Cuma
Huzuur ♥
Huzurun anlamı herkese göre çok farklıdır..Kimi sessiz bir ormanda yalın ayak tek başına yürürken kendini çok huzurlu hisseder, kimi ise yanında sevdikleriyle oturup kahkahalar atarken..Aslında bu durumdan anlıyoruz ki ben huzurlu olmak için yer arıyorum :) Çünkü huzurumu bozacak ekstra bir durum olmadığı sürece huzurluyum,mutluyum..Kendime dert aramıyorum..Çok küçük şeylerle de mutlu olabiliyorum..Evet bazen bu yüzden çok ufak şeylere de üzülüyorum ama olsun..İşte biraz duygusallık,biraz neşe,biraz da pollyannacılık var aslında benim içimde..Hepsinden azar azar ama kararında..Kötü şeyleri değil iyi şeyleri düşünürüm hep,olaylara iyi yönlerinden bakmaya çalışırım..Hayır kötü düşünsem kime neye bir yararım olacak ki..Kendim üzülcem,kendime sıkıntı çıkaracam durduk yere..Gerek var mı? E yok tabi canım..
Sevdiklerim yanımda, hiç bir sıkıntım yok çok şükür..Mutlu olmak,insanları mutlu etmek varken neden basit şeylere takılıp hem kendimi hem yakınlarımı yıpratayım ki..Hem,hep 'hayırlısı olsun' demiyor muyuz? E o zaman istemediğimiz bir şey olunca neden bu feryat figan..Hayırlısı buymuş deyip geçmeyi bilmek lazım..Olgun olmak lazım..Hayat çocuklar için fazla acımasız çünkü..
Umarım içimizde ki çocuk ruhu kaybetmeden yetişkin olmayı başarabiliriz...
![]() |
| Çok hoş bir şarkıı |
Umarım içimizde ki çocuk ruhu kaybetmeden yetişkin olmayı başarabiliriz...
12 Ocak 2012 Perşembe
Aşkın anlamı...
![]() |
| Love story :) |
'Aşkım' kelimesi mesela..Aslında o kadar bayağılaştırdılar ki bu kelimeyi..Ama sevdiğim adama söylediğimde tüm o bayağılaşma gidiyor..Sadece ikimizin arasında kullanılan özel bir kelime oluyor sanki..Demek istediğim bu işte..Öylesine söylenen 'aşkım' kelimesi var,aşık olduğun adama gerçekten aşk'ın olduğu için,senin için aşkın anlamı olduğu için söylenen kelime var..Eş sesli sözcükler gibi aslında..İlkokuldan beri öğrettikleri gibi..Yazılış ve okunuşları aynı anlamları farklı! Kesinlikle öyle..Kesinlikle anlamları çok farklı..
Benim için aşkın anlamı tek bir kişi..Eğer o olmazsa aşkta olmaz..Yani o olmazsa aşkın anlamı değişmez! Biter..Tekrar söylüyorum,buradan da söylüyorum:
Seni çok seviyorum sevgilim,sana aşığımm ve seni gerçekten çok özledim...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)


